HAİKU STAİRS, CENNETE UZANAN MERDİVENLER

Daha ilk fotoğrafını gördüğümüz an buraya çıkmalıyız demiş ve kafaya koymuştuk bir kere. En büyük hayallerimizdendi. Gitmeden aylarca bütün blog ve Youtube videolarını izledik. İzlemediğimiz video sonunda kalmamıştır herhalde 🙂 Asıl anahtar noktaları kimse yazmamış. Biz çektik, siz çekmeyin ayrıntılı anlatacağız 🙂

Haiku Stairs için 3922 basamaktan oluşan merdivenle, 850 metre yükseklikte Ko’olau dağının tepesine tırmanıyorsunuz. İkinci dünya savaşı sonunda askeri radyo istasyonu yapılmış zirvesinde.

Merdivenlerde buraya ulaşan yolmuş. 1942-1987 yılları arasında faliyet göstermiş. Sonra merdivenlerin bakımsızlığı, güvenlik sıkıntısı gerekçesiyle kapatılmış ve yasaklanmış. Gerçi bu bölgede yaşayan halkın buraya çıkanlardan rahatsız olması da gerekçeler arasında gösteriliyor. 2002 yılında tekrar onarılması için 1 milyon dolar para harcanmış fakat güvenlik gerekçesiyle bir türlü açılamamış. Merdivenlerin bitiminde devamlı bir güvenlik görevlisi nöbet tutuyor. Yakaladığı an polise haber veriyor. 1000 dolar para cezası, hapis yatma, sınır dışı edilme gibi ağır cezaları var. Helikopterle de kontrolleri son yıllarda sıklaştırmışlar. Son dönemlerde yazılan ceza sayısı da çok artmış üstelik. Bunlar gözümüzü korkuttu açıkçası.

Tırmanmak için iki yolunuz var. Biri legal, diğeri illegal olan yol. İkisini de denemiş olarak ayrıntılı yazacağız. Sabah yola çıkıp gidene kadar karar veremedik. Hep ikilemde kaldık. Burçin’in 1 ay önce ayağı kırıldığı için kaldırabilir mi çokta kestiremedik. Bir önceki gece heyecandan uyku yok tabi. İllegal tırmanırız diye düşünürken garantici yanımız ağır basıp zor olan yol legal tırmanışı seçtik.

Legal yol: Yine de legal yola gelince yapamazsak geri döneriz ne olacak mantığı ile kendimizi rahatlatmaya çalışıp yola koyulduk. Bu yolun en önemli özelliği dünyanın en zor 5 tırmanışından biri. Adı Moanalua Valley tırmanışı. Videolardan ne kadar zor olabildiğini gördük ama insan yaşamayınca yine de ne kadar olabilir ki deyip gerçekliğin farkına varamayabiliyor 🙂 Tek yön 9 km. tırmanıyorsun. Yolları karışık kaybolabilirsiniz. Gitmeden instagramda ünlü mavi tıklı Hawaii’li yerel biriyle temasa geçtik. Bizi labirentten çıkaracağını ama riskli yerlere bizimle çıkmayacağını söyledi. Kişi başı 75 dolar istedi. Düşüneceğiz dedik ama vazgeçtik. Riskli yerlerde yardım etmeyecekse ne anlamı var dedik. Tabi yanında çivili ayakkabı ve özel eldiven desteği de sunuyordu. Zaten giderken ona göre önlem alıp ayakkabı seçimini çok iyi yapmıştık. Araştırmalar sonucu bütün hike noktalarının haritasını ve offline senin lokasyonunu gösteren Alltrails adında bir uygulama indirdik. Gerçekten can kurtarıcı oldu. Böylelikle kaybolmadan yolu bulabildik

Gelelim yola; ilk 3 km. si orman içinden rahat bir yol, olayı net anlayamıyorsunuz. Gerçi sıcak dolayısıyla da suyumuzun yarısını burada bitirmiştik. Yanımıza bir kap karışık meyve, sandviç ve 1 litre su aldık. Yanımıza ayrıca kameralar, yağmurluk vb. alınca çantalarda yer kalmadı. Böyle zor bir yeri tırmanırken takılma açısından dezavantaj. Zorlu yollara geçmeden tabela göreceksiniz. Burada mola verip 15 dakika meyvelerin bir kısmını yedik. Kalan 6 km. yol çok çamur ve iki tarafı uçurum. Yol o kadar dar ki ve tırmanmak o kadar tehlikeli ki tarifi imkansız. Başlangıçta yine ağaçlar var ama sonra ince yol ve 2 yanı uçurum. Yükseklik korkusu olan birinin yapabileceği birşey değil. Tırmanılan yolda dik ve çok kötü, yer yer ne zaman konduğu belirsiz halatlarla tırmanmaya çalışıyorsunuz. Halatlar sağa sola savrulup tehlike de yaratabiliyor. Böyle bir yolda hızlı da ilerleyemiyorsunuz. Her saniye dikkatli olmak lazım dalgınlığa gelmez.  Şansımıza hava güneşliydi. Yağışlı olsa kesinlikle yapamazdık. Görülen manzaralar o kadar muhteşem ki, insanı motive ediyor. Zirveye vardığımızda yaşadığımız mutluluk tarif edilemez. Zoru başarmanın verdiği o haz. Bir hayali gerçekleştirmek. O kadar zorluk çekince zirvede Burçin’in gözünden yaşlar akıp gitti. Zirvede suyumuz tamamen tükendi ayrıca. Suyun yönetimini iyi yapamadığımız için kendimize çok kızdık. Zirvede radyo istasyonu içinde daha önce buraya gelenlerin bıraktıkları alkol şişeleri var 🙂 Yarım saat manzaranın tadını çıkarttık. O manzarayı hafızamıza kazıdık. Çıkışımız tam 5 saat sürdü.

Gelelim dönüş yoluna; mümkün değildi o yoldan geri dönmek, saat 15:30 gibiydi. Saat 19:00 da kapanacak olan parktaki arabamıza ulaşmak için 3,5 saatimiz kalmıştı geriye. Ertesi gün sabah 5 de uçağımız olduğu için arabayı teslim etmek zorundaydık üstelik. Kafamızda tüm bu karmaşa ile inmek zorundaydık.

İllegal, yasak yol: Yukarıda tanıştığımız Kaliforniyalı bir çift ile delilik yapıp merdivenlerden inmeye karar verdik. Aklımızda merdivenlerin sonundaki güvenlik var. Zirveye yakın merdivenler daha düzgün, aşağı indikçe merdivenler daha bozuk ama kabul edilebilir sınırlar içinde. Sadece bazı yerlerde 90 dereceye yakın dikleşip geri geri inmek zorunda kalabiliyorsunuz. Yan tutacaklar sağlam olduğu için sıkıntı olmuyor. Kırık basamakları ise boyalarla işaretlemişler. Yol ortasında 4 tane dinlenebileceğiniz alan mevcut. Merdivenler dar olduğu için 2 kişi geçme imkanı yok, biz bile zor sığdık 🙂 Bu noktalar geçişmek için kurtarıcı oluyor. Yarı yolda mola verdiğimizde aşağıdan gelen daha önce tırmanmış gençlere rastladık. Bize bambu ormanından güvenliğe yakalanmadan çıkabileceğimizi daha öncekilerin bıraktığı boyalı işaretleri takip etmemizi söylediler.

Tel örgülerin yanından sağ taraftan ormana girdik. Bizimle inen çiftin de yukarıda suyu tükenmişti. Boyalar bizi normal ormanın derinliklerine sürükledi. Ulaşmamız gereken bambu ormanına ulaşamadık.  Bu yol hayatımızda görmediğimiz kadar kaygandı, tutunmaya yer yok ve tırmanıyorsunuz yine. Kaç defa düştük sayamadık, her yerimiz çizildi. Sivrisineklerin yemeği olduk 🙂 Burçin’in beni burada bırak Şafak kendini kurtarmaya bak demişliği bile var 🙂 Tamamen kaybolduk, suyumuz yok ve telefon çekmiyor, üstelik hava kararmak üzere. Ormanın derinliklerinde yol zorlaştı, tırmanılmaz hale geldi. Ne kadar korktuğumuzu anlatmamız mümkün değil. Şu an bunları yazarken bile aynı duyguları yaşıyoruz. Şafak’ın aklına offline nerede olduğumuzu gösteren tırmanma haritası geldi. Böyle bir legal tırmanma yolu olmamasına karşın haritada bambu ormanının yolunu gösterdi. Geldiğimiz o yolları geri dönerek bambu ormanına erişebildik. Bir telefon uygulaması hayat kurtarabiliyormuş. Tabi burada bitmedi. İlk bambu ormanından çıkınca karşınızda bir yol beliriyor, bu gerçek yol değil. Tekrar karşıdan bambu ormanına girip devam etmeniz gerekiyor. Bizim Kaliforniyalı çifti zor ikna ettik yolun o yol olmadığına 🙂 Bu arada hava baya karardı saat 18:30 oldu. Bambudan nihayet yolumuza çıktık. Bu yol özel arazi yasak, güvenlik görevlisini geçmiş oluyorsunuz ama yakalanmamanız gerekiyor. Yaklaşık 300 metre mesafe kalıyor ana caddeye. Kafamızı bir çıkardık polis otomobiline rastladık. Bambu ormanına nasıl geri kaçıp, saklandığımızı anlatamayız. 10 dk. geçince kalan yolu koşarak kaçmaya başladık. Hız rekoru kırmışızdır. Ciğerlerimizdeki yanmayı tarif edemeyiz, kalbimiz yerinden çıkacak. Buradan Makena caddesine varıyorsunuz. Hızlıca Uber çağırdık. 12 dakika var. Her yerimiz çamur, pislik içinde tırmandığımız çok belli 🙂 Yine buranın halkı şikayet etse kanıtlayamazlarsa bile sorguya çekip, hapiste tutabiliyorlarmış. Uber geldi taksiye almak bile istemedi pisliğimizden. Bindik saat 18:45. ilk tırmanışa başladığımız yerin kapanmasına 15 dakika var. 20-25 dakikalık mesafe gösteriyor, yetişmemiz imkansız. Vardığımızda 15 dakika geçiyordu ve kapının kapalı olduğunu görüp resmen yıkıldık. Şafak dur bir şansımızı deneyelim diyerek kapıyı açmaya çaılştı ve bir baktık ki şansımıza kapı kilitli değil. Arabayı aceleyle parktan dışarı çıkardık. Çok şükür derin bir nefes aldık. Uberin parasını ise Kaliforniyalı çift bizi kurtardınız diyerek ödemek istedi. Aslında telefon uygulaması kurtardı diyelim 🙂 Bir daha böyle bişey yapar mıyız bilemiyoruz, çok korktuk.

Gelelim illegal yol ipuçlarına; saat gece 2’ de nöbetçi değişimi olduğunda çıkın bir gece yukarıda kalın, öyle dönün yazmışlar, pek akıl karı gelmedi bize. İlk çıkışta güvenliğin görmesinde sıkıntı yok, arkanızdan merdivenlere koşmuyorlar, maksimum arkanızdan bağırırlar. Sıkıntı inişte polise yakalanırsanız. O zaman bambu yolu ormanı şart. Aslında uygulamayla bulduğumuz doğru yolda da boyalar vardı. Yani iki tane boyalı yol var. Ormanın içine gideni değil sola hemen sapan daha görünmez yolu bulmak lazım. Bunun için uygulama çok ideal zaten. Bu kadar sıkıntı çekmeden, daha kolay çıkılabilirdi. Muhtemelen diğer boyalı yol yasak olmayan daha güvenli bir yerden çıkaracaktı ama gidilebilecek gibi değildi. Yolda yorgunluktan 2 defa Burçin’in kustuğunu, susuzluktan yapraklarda ki suyu içmeye kalktığımızı da belirtelim 🙂  İnsan zora düşünce herşeyi yapıyormuş. Avantajımız Hawaii’de yılan ve bunun gibi zararlı hayvanların olmamasıydı, rahatça kaybolabilirsiniz 🙂 Şu anki aklımız olsa illegal çıkar, bambu yolu ormanından uygulama ile kaybolmadan rahatça inerdik. Merdivenler legal yolun yanında o kadar kolay kalıyor ki

Unutulmayacak hayatımızın macerası oldu diyelim ama yine de değdi 🙂

Son gün Oahu Honolulu’da uçaktan sabah indiğimiz için gün bize kaldı. Hanauma Bay’de renkli balıklarla şnorkel keyfi yapmayı çok istiyorduk. Buraya sabah erken gelmekte fayda var. Otopark bulamama şansınız olabiliyor. Girişte kişi başı 7,5 USD ödüyorsunuz. Girmeden önce 15 dakika bilgilendirme videosu izletiyorlar. Sonra yokuştan inip müthiş bir manzaraya kavuşuyorsunuz. Plajın bize sürprizi kıyıda uyuyan fok oldu. Kimseye kalabalığa aldırmadan uyuyordu 🙂

Arkasına havlu atıp onu izledik doğrusu. Güzel yanı zarar gelmesin diye ona özel görevli atamışlardı, belli bir mesafeden daha fazla yaklaşmak yasaktı. Hayvanlara böyle değer verilmesi gibi güzel birşey yok. Suyu dalgalı değil, turkuaz renkler ve gerçekten büyük renkli renkli balıklar var. Burayı kesinlikle listenize dahil edin, pişman olmazsınız. Öğleden sonra Waikiki beache sörf dersi almaya gittik. 2 kişi özel ders fiyatı 140 dolar kadardı. Sörf tahtası çok ağır, taşımak çok zormuş 🙂 Çok keyifli aslında ama ayakta durmak zor. Çok su yuttuk diyebiliriz. Bir dahaki sefere bu işi çözeceğiz inanıyoruz 🙂 Sonra akşam yemeği ile kendimizi ödüllendirdik.