PERAST GEZİ REHBERİ

Anlaştığımız gibi Dubrovnikteki otelimizin önüne kiraladığımız arabayı istediğimiz saatte getirdiler . Sabah 8 de yola koyuluyoruz . Karadağ ‘a geçince ilk durağımız yol üstündeki Perast olacak . Perast – Dubrovnik arası 79 km. yani yaklaşık 1 saat 40 dakika sürüyor . Sınır kontrol noktalarında çok sıra beklemeden yaklaşık 10 dakikada sorunsuz Karadağ’a vardık . ( Kiraladığımız araba içinde sınır geçebilmeyi sağlayan belgeler vardı . Kiralarken bunları acentayla konuştuk . Bu yüzden sınırdan geçerken ekstra ücret vermedik . ) Bu arada Karadağ’ın tamamında para birimi olarak Euro geçiyor . Yol üzerinde Verige 65 adında deniz kenarında Perast manzaralı bir café-restaurant var . Burdan Perast ve Kotor körfezi manzarası enfes . Kahvaltı ya da bir kahve içmek için çok ideal bir yer

Kıyı şeridini takip ettiğinizde navigasyona bile gerek olmadan yol zaten Perast’a götürüyor . Mevsimi dışında 400 kişinin yaşadığı küçük bir yer olduğu için otopark sorunu mevcut . Bulunan ilk yere park etmekte fayda var . Otopark’a 2 euro ödedik . Kıyıda kişi başı 5 euroya karşıdaki adalara götüren feribotlar var . Bu iki adanın burada en çok dikkat çeken yapılar olduğu kesin . Kotor’un tanıtım videolarında da karşımıza çıkan ünlü mavi kubbeli kilisesiyle Our Lady of Rocks , diğeri St. George adası . Feribotlar Our Lady of Rocks adasına getiriyorlar ve burda gezebilmeniz için 30 dakika süre veriyorlar . Zaten küçük olan bu adaya bu süre fazlasıyla yetiyor .

Our Lady of Rocks : Aslında burası yapay bir ada . Mavi kubbeli küçük bir kilisesi  ve kıyısında deniz feneri var . Kilise içine girmek kişi başı 2.5 euro kadardı . Venedik tarzı küçük bir kilise . Girmeseniz de birşey kaybetmezsiniz doğrusu .

 St. George adası : Burası gerçek bir ada . İçinde çan kulesi , 12 yy. da yapılmış kilise ve denizcilerin mezarları var . Denizcilerin mezarlarına saygıdan dolayı turist ziyaretine kapalı bir ada . Feribotlar görebilmemiz için çevresinde 1 tam tur atıyorlar 

Feribottan inince güzel Perast kasabasını gezmeye koyulduk . Kıyı şeridi 10 dakikada gezilip bitirilebiliyor . Kotor ‘a 14 km. olan Unesco Koruma Miraslarında ki bu kasaba belli bir süre Venedik Cumhuriyeti hakimiyeti olması nedeniyle mimarisi tipik Venedik – Barok mimari örnekleri .

Ufak meydanda 17 yy. da yapılmış Sveti Nikola Kilisesi ve Perast müzesi var . Biz yeteri kadar kilise ve müze gezdiğimizden ara sokaklarda kaybolmayı seçtik doğrusu J Merdivenlerden yukarı çıktığımızda çok güzel bir Kotor körfezi , adalar , Perast manzarası karşıladı bizi . İçimizde kalan şeylerden biri Perastta birgün geçirememek oldu . Deniz kenarında sakin ortamda şezlonglarda birgün deniz keyfi çok güzel olurdu . Akşam deniz kenarında o küçük şirin restaurantların birinde , o ambiansla tadından yenmezdi doğrusu . Kalbimizi burda bırakarak Budvaya doğru yola çıkıyoruz .

BUDVA GEZİ REHBERİ

Perast – Budva arası yaklaşık 35 km. , 50 dakika sürüyor . İsterseniz arabalı feribotla da geçebilirsiniz zaten navigasyon daha kısa diye buna yönlendiriyor . Kotor körfezi kıyısındaki yol o kadar güzel ki kıyı şeridini takip edip gitmenizi öneririz . Saat öğlen 1 gibi Budva’ya varıyoruz .

Budva normalde 14 bin nüfuslu bir şehir ama yaz aylarında 200 – 250 bin nüfusu buluyor . Vizesiz de olunca Türk turist akını var diyebiliriz . 21 km. uzunluğunda 17 den fazla plajıyla tertemiz Adriyatik denizi bunun en önemli nedenlerinden . Bu şehirde herşey var deniz , kum , güneş , tarih , lezzetli yeme – içme , alışveriş … Tam yaz tatili yeri . Diğer Avrupa şehirlerine göre çok daha ucuz , en kötüsünü Dubrovnikte görmüş bizlere , Dubrovnikten sonra ilaç gibi gelen bir yer

Biz Stari Grad (eski şehirde) surlar içindeki Astoria Oteli tercih ettik . Otelin aynı zamanda deniz kenarında kendine özel plajı var ( Otel de kalsan bile şezlongları ücretli gerçi) Kahvaltı içinde seçeneğiyle Booking’den aldık . Kahvaltıları çok başarılıydı . Kahvaltı da kişi başı 2 alakart menü seçme hakkı veriyorlar . Otelden çok memnun kaldığımızı söyleyebiliriz . Stari Grad ‘da kalmanız faydalı olacaktır çünkü bu şehirde hayat tam olarak burda geçiyor . Otopark sorunu başlıca sorun yer zor bulunuyor ya da aşırı pahalı !!! Güzel bir bilgi vereceğiz biz giderken bunu bloglardan okumadık . Stari Graddaki otelinize günlük 15 euro verip gir – çık yaparak bile parketmek mümkün .  Otellerin anlaşmaları var . Yoksa saatliği 3 – 4 euro gibi yüksek fiyatlar ödersiniz .

Budvanın eski şehrini Stari Grad’ı keşfe çıkıyoruz artık . Budva’nın surlarına çıktık önce üstten şehri daha iyi tanıyabilmek için kişi başı 2 euro tutuyor . Dubrovnikteki gibi görkemli değil haliyle .

1836 ‘da inşa edilmiş The Citadel denen Hisar’ı var . Kişi başı 2 euro tutuyor . Budva’nın en yüksek noktasında bulunuyor . Biz Budva’nın en güzel fotoğraflar ını burdan çektiğimizi söyleyebiliriz .

Etnoğrafya Müzesi , Arkeoloji Müzesi , Church of St. Mary of Punta ( Bu yapı İspanyol denizcilerin Hz. Meryem heykeli bırakıp mum diktikleri yer olduğu için inşa edilmiş ), Church of St. John the Baptist (Çan kulesi , kilise ve piskoposluk binasından oluşuyor ) , Church of St. Sabas the Sanctified ( Sadece çan kulesi ayakta kalan ,iç kısımda freskleri güzel olan kilise ) , Church of the Holy Trinity , Early Christian Basilica , Open Art Studio , tarihi alan olan 1937 otel inşaatı sırasında bulunan Roman Necropolis gezilecek yerler arasında … Biz bunları uzaktan içlerine girmeden görmeyi tercih ettik

Stari Grad ‘da ayrıca Kilise meydanı var . Festival , konserler burda yapılıyor . Burda canlı müzik yapan birileri mutlaka oluyor . Zaten ayaklarınızın sizi buraya getireceği kesin . Turistlerin en yoğun olduğu , manzarası güzel keyifli bir yer .

Dans eden kız heykeli : Budva’nın simgesi , en çok fotoğraflanan alanı olabilir burası . Rivayetlere göre Budva’da boğulan bir kızın heykeli olduğu söyleniyor . Biz gittiğimizde küçük bir kız bu heykel gibi poz vermişti yanında J Bu heykel Old Town yanında Mogren beach’e doğru yürürken oteller bölgesi önünde (Avala Hotel önünde ) kayalıklar içinde karşınıza çıkıyor .

Biz burdan çok merak ettiğimiz Sveti Stefan adasını görmek için navigasyonla yola çıktık . Eski şehire 10 dakika uzaklıkta bir yer . Yolda yukarıdayken resim molası verip , üstten bu adayı görüntüleyip sonunda vardık . Park sıkıntılı değil bolca yer var . Yaklaşık 3 Euro tutuyor.

Sveti Stefan adası : 15 yy. da ana karaya ince bir yolla bağlı olması nedeni ile saklanma ve savunma amaçlı , silahları ateşleme noktası olarak kullanılmış bir ada . Şunu da unutmadan söyleyelim Osmanlılar Karadağı ele geçirmeye çalışmış ama başaramamışlar . Karadağ hükümeti 30 yıllığına Aman Resort grubuna bu adayı kiraya vermiş , 2007 de restore edilip 50 odalı , 8 suitli 5 Yıldızlı muhteşem bir otel yapılmış . İşte bu otelin odaları gecelik 1000 Eurodan başlıyor , yanlış duymadınız J Burda ünlü sanatçılar , ileri devlet adamları , çok zenginler kalabiliyor . Bu adayı gezmek yasak . Gezmek için içindeki restorana rezervasyon yapıp gidilebilir ya da bütçeye bağlı içinde kalınabilir tabiki . Ayrıca kişi başı 25 Euro’ya öğlen 2 gibi gezdirilen turlar olduğunu duyduk . Biz seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli diyip yanında ki halk plajında denize girip , güneşlendik  ( totalde 4 Euro verdiğimiz , 2 bardak biramızı alıp. Burda halk plajında alkolünü alabileceğin , atıştırmalık yiyebileceğin , lavabo ve duş mevcut tesis var .

Bizim daha fazla zamanımız olmadığı için ünlü diğer plajlarını gezemedik . Bir günümüz daha olsa plaj plaj gezerdik kesinlikle .

Budva plajları : Jaz plajı , Slovenska Plaza plajı , teknelerle ulaşılan spor aktiviteleri bulunan Hawai adasında Saint Nikola plajı , Budva’nın 1-2 km. güneyinde fiyatları daha yüksek olan , en büyük , taş değil kumdan kumsalı ünlü Becici plajı , komşuluğunda Kamenova plajı , Sveti Stefan yanında elit takıma hitap eden Queens plajı seçenekler arasında olabilir . Bir  daha ki gelişimize inşallah deneyeceğiz diyip Stari Grad ‘a ara sokaklarda kaybolmaya gidiyoruz .

Stari Grad içi çok renkli ve güzel açıkçası . Bir sürü çanta , şapka , yazlık elbiseler seçenek çok … Türkiye’den gelme bir sürü ürün var . Butiğin bir tanesinde hatta Arzu Sabancı Koton koleksiyonundan Kimono bile gördük . Burdan Budva Marina’ya geçtik . Marinası oldukça güzel , iyi yemek yerleri de burda sıralanmış zaten .


       BUDVA YEME – İÇME NOTLARI

  • Sambra café : Eski şehrin içinde pizza restaurantı . Foursquare’de puanı yüksek diye öğle yemeği için denedik . Pizzaları taş fırın değildi , çok lezzetli de bulmadık açıkçası .   ( 2 pizza , 1 kadeh şarap , 1 bira : yaklaşık 90 tl. tuttu .
  • Jadran Restaurant : Budva Marina’da iyiki gittik diyebileceğimiz mükemmel restaurant . Önceden rezarvasyon yaptırmakta fayda var . Biz yaptırmadık ama deniz kenarında güzel bir masa bulduk . Çalışanlar kaptan şeklinde giyinmiş , sandal içinde canlı müzik yapıyorlar üstelik . Mekanın bonusunu söyleyelim o zaman Türkçe menü var . Turistik gibi görünse de pişman olmazsınız çok lezzetliydi herşey . Biz Fisherman’s plate , yani denizci tabağı söyledik . Kocaman porsiyon içinde yok yoktu . Gelen sarımsaklı ekmeği pizza şeklinde servis ettiler . ( 2 kişilik Denizci tabağı + 1 şişe Prosecco + 2 meze : 93 Euro ödedik .

  • Old Fisherman’s Pub : Budva Marina ‘da konumu çok güzel bir bar . Yemek sonrası çok sevdiğimiz İtalyan kokteyli Aperol Spritz içmek için uğradık , başarılıydı . ( Yaklaşık 80 tl. tuttu .
  • Jeff Bar : Old Town içinde club müziği dinlenebilecek , eğlenebilecek mekan . Çeşmedekiler ayarında bir yerdi açıkçası , orta çağ içinde dans edip eğlenmek güzeldi . ( 2 kadeh prosecco içtik . Yaklaşık 80 tl. tuttu . )


Bu arada Old Town içindeki mekanlar gece 1 ‘den sonra kapanıyor . Old Town’a yakın güzel gece kulüpleri mevcut . Biz ertesi sabah erkenden Kotor’u gezeceğimizden otele geri döndük .

KOTOR GEZİ NOTLARI

Budva’dan Kotor’a sabah 7.30 gibi yola çıkıyoruz . Buraya erken gelmenin çok avantajı var . Cruise gemilerinin uğrak noktası olduğu için kalabalık turist kalabalığı olduğunu söyleyebiliriz . Tabiki otoparkta yer bulmak için de büyük avantaj . Biz otoparkta böylelikle yer sıkıntısı çekmedik . Ayrıca yaz mevsiminde çok sıcak olmadan kaleye tırmanmakta fayda var.  23 km. yol var yaklaşık yarım saatlik bir yol . Çok heyecanlıyız çünkü hedef önce ‘Kotor kalesi’ . Arabamızı deniz kenarında otoparka bırakıp  ilerliyoruz . Zaten kale surlarının içine gizlenmiş olan Kotor şehrine , karşıda görülen deniz kapısından girilebiliyor . Çok zor bulduk kapıyı gibi yorumlar okuduk ama deniz kapısı direk karşımızda duruyor.

Kotor ; mavi ve yeşilin orta çağ ile birleşmiş kombinasyonu , çok sevdiğimiz İtalyan stili de eklenince tadından yenmez bir yer olmuş . Skurda nehri de bu surlara eklenince inanılmaz bir görüntü . 3 adet şehir kapısı var . Deniz tarafından gelince görülen ve en bilineni 1555 yılında yapılan deniz kapısı , 1540 yılında yapılan Skurda nehrine bitişik Kuzey kapısı , daha arkada kalan 13. Yy. dan kalma güney kapısı .

Deniz kapısından girince saat kulesinin de olduğu ana meydana çıkılıyor . Bu meydanda yine Dubrovnik ‘te olduğu gibi saat kulesi önünde suç işleyenler yargılanıyormuş eski zamanlarda . Biz burdan sola doğru dönüp biraz ilerleyip ara sokaklardan arkaya doğru ilerledik . Girişte turist bürosundan harita aldığımız için sıkıntı yaşamadık . Karşımızda Kotor kalesine çıkış yeri duruyor . Çıkış kişi başı 3 Euro . Bizce üstüne para vermeleri lazım ya neyse. Maceracı ruhumuz baskın olup , gözü karartıp tırmanmaya başlıyoruz . Önceden söylemek gerekirse daha erken saatte bile çıkılabilir ve yanında bol su bulundurmak lazım . O kadar çok şey yazabiliriz ki burası hakkında …

Gerçekten zorlu parkur bunu bilerek çıkmak lazım herşeyden önce . İnternette 1550 – 3000 arası basamak sayıları yazılmış , tabiki sayamadık ama bize 10 bin basamak gibi geldi Merdivenler tek kişinin geçebileceği genişlikte ve gidiş-dönüş yolu aynı . Olan merdivenlerde hiç düzgün değil üstelik !! 4.5 km. merdiven çıkıyorsun totalde bacaklar iptal tabiki.Ortada Church of Our Lady Remedy Kilisesi var . Buraya kadar çıkmak bile kolay değil aslında . Burada pes edip geri dönen çok var . Dinlenme molası için ideal bir yer .

Amaç zirvede San Giovanni Kalesine varabilmek . Hava biz çıktığımızda çok kötüydü zaten Haziran sonu olmasına karşın . Fakat zirveye yakın dolu yağdı . Yanlış okumadınız evet dolu yağdı . Ağaç altına sığındık , tabiki sıçana döndük . Bizim gibi çıkan herkes aynı kaderi paylaştı . Nasıl bir azim içindeysek artık o hava şartlarında zirveye devam ettik . Bizden daha azimli yolda çıkarken ve inerken gördüğümüz bastonlu bir teyze vardı , yaşama azmi böyle birşey olsa gerek . Zirvede bayrak seviyesinde görülen manzara gerçekten müthiş , bütün yorgunluğu , sıkıntıyı unutturacak cinsten !! Efsane bir Kotor körfezi manzarası . Tabi her çıkışın bir inişi de var J . 2.5 saatte çıkıp , 1.5 saatte inebildik . Arkamıza dönüp baktığımızda iyiki yapmışız diyoruz . Bu arada Old Town içi harici arka patika yollardan  daha zorlu çıkış varmış . Onu hiç düşünemiyoruz

Kaleden indiğimizde dinlenme ihtiyacı hissedip Sveti Nikola ve St. Luke Kilisesi’nin bulunduğu meydanda gündüz canlı müzik yapan Scorpio isimli bir restaurantta oturduk . Buralarda ünlü mürekkep balığı sosuyla yapılan black risottolarını denedik . Yediğimiz en güzel şeylerden biriydi . Yolunuz düşerse deneyin mutlaka .

Meydanda bulunan 1909 yapımı Sveti Nikola ve 1195 yapımı St. Luke Kiliseleri , ayrıca 1166 yılında yapılan girişi 2 Euro , St. Tryphon Katedrali gezilecek yapılar arasında .  Kotorda güzel olan şey surların içinde ara sokaklarda kaybolmak , buraları keşfetmek yaklaşık  1 saatte her yeri gezebiliyorsun . Çok güzel şirin butikleri var. Budva’nın eski şehrinden buranın  eski şehri bizce daha güzel , Dubrovnik kadar görkemli değil ama çok sevimli , insana sıcak gelen bir havası var . Gezerken şehrin 3 tane giriş kapısına da rastlıyorsun zaten . Kotor denize girmek için çok uygun bir yer değil amaç eski şehirde keyifle gezeyim olursa burda kalmak , denize girmek ön planda düşünülürse de Budva da kalmak daha mantıklı .

Artık akşamüstü oldu . Dubrovnik’e  91 km. yani yaklaşık  2 saat yolumuz var . Keyifli yollardan Dubrovnik’e varıyoruz . Sınır kısmı Karadağ kadar rahat geçilmiyor burada . Çok araba olmamasına rağmen 40 dakida kadar bekledik . Sorunsuz bir şekilde Dubrovnik’e dönebildik .

1 Gün sonraki durağımız Bosna-Hersek Mostar ve civar bölgeleri olacak heyecanlıyız …